-
1.
+9 -1BU HiKAYE DiYAR SERiSiNiN 5. HiKAYESiDiR. SERi iÇiN (bkz: bir bine bende binem hikaye serisi)
Hepinize merhabalar. Uzuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuun süre sonra sonunda diyar serisine yeni hikaye paylaşıyorum. Hadi bakalım, keyifli okumalar.
---
DÜNYA
BERKECAN
Bir Bine'nin evinin önündeyim. Aklımdan ne geçiyor ki? Onu teselli edecek hiçbir şey yok. 6 aydır evinden çıkmıyor. Aşağıda tadilat olurken yukarıda Bir Bine tek bir dakika bile odasından çıkmamış. Ne de olsa ölümsüz. Acıkmıyor susamıyor... Ama acı çekiyor. Her insan gibi o da karısı öldüğü için acı çekiyor. Ve çocukları kayıp olduğu için. Detayları tam olarak bilmiyorum ama çok kötü bir durumda olduğunu biliyorum. Kapı açıktı. içeri girdim. Ve şaşkınlığa uğradım. Aşağı katta evsizler ve ayyaşlar kalıyordu. Duvarlarda hep grafitiler çizilmiş, yerde uyuyanlar, aralarında tartışanlar... Ev ev değil resmen çöplüğe dönmüş. Yukarı kata yöneldim ve biri benim kolumdan tuttu. Yaşlı biriydi. O da evsizdi.
Evsiz-"Sen yukarıdaki çocuğun babası mısın?" He amk. Babasıyım. Şu amk kelimesi bana Bir Bine'den kaldı. Ne zaman kullansam gıcığıma gidiyor arkadaş.
Berkecan-"Hayır. Bir dostuyum."
Evsiz-"Bence yanına çıkma. Yalnız kalmaya ihtiyacı var." Ev de size kalsın değil mi? Gerçekten çok zekisiniz ya.
Berkecan-"6 aydır zaten kendi başına kalıyor. Artık kendini toparlaması lazım."
Evsiz-"Çektiği acı normal bir acı değil. Hem karısı gözleri önünde öldürülmüş hem de çocukları kaçırılmış. ilk baş yalan söyledi sandım. Ama gözlerine bakınca anladım. O acı çeken gözler yalan söyleyen birinin gözleri değil. Bu kadar genç yaşta o kadar şey yaşamış."
Berkecan-"Ama artık hayata dönmesinin zamanı geldi. Ben yukarı çıkıyorum." dedim ve yukarı kata çıktım.
Yukarıda da birileri vardı. Sadece ofisinin kapısında kimse yoktu. Ve muhtemelen ofisinin içine de kimse girmemiştir. Kapıyı ittiğimde açıldı. Ben kilitli olur diye bekliyordum. Kapı açıldığında her yerde kesici ve delici aletler vardı. Yoksa kendine bir şey mi yaptı?
b-"Size bu odaya girmeyin dedim. Kimsen hemen çık dışarı."
Berkecan-"Bir Bine benim. Berkecan. Benim geldiğimi hissetmedin mi?" Ben daha çökmüş, zayıflamış vs durur diye düşünüyordum ama ölümsüzlüğünden dolayı her zamanki gibi duruyordu. Ama üstü başı hep kirli, yere çökmüs dizlerine kolunu yaslamış gözlerini kapatıyordu.
b-"içgüdümü artık kullanamıyorum. Duygusal olarak çok yoğunum. Ne için geldin?"
Berkecan-"Seni dışarı çıkarmak için geldim. Kendini toparlaman lazım."
b-"Kendimi toparlamak mı? Neden toparlayacakmışım ki? Karım öldü, Yuri öldü, çocuklarım bilinmeyen diyarlarda, babam bana ihanet etti. Ölümsüzüm ve sarhoş dahi olamıyorum. Hayatımda ilk kez ayyaş olmak istedim. içip içip unutmak istedim. Onu bile yapamıyorum. Kendimi öldürmek istedim. Ölemedim. Bu acıyla yaşamaya mahkum gibiyim. ilk kez kendimden nefret ettim. Anlıyor musun? Kurtaramadım. Kimseyi kurtaramadım."
Berkecan-"Biliyorum. Belki ben senin halinden anlamam ama hala çocukların var. Onları kurtarabilirsin."
b-"Geçen Miras geldi. Çocuklarımı bulmak için yardım edecekmiş. Kendi çocuklarımı bile kurtaramıyorum. Bana sadece beklememi söyledi ve gitti."
Berkecan-"Ne güzel işte. Miras önemli biri değil mi? Onları daha kolay bulur."
b-"Peki ben ne yapacağım? Kendimi boşlukta gibi hissediyorum. Huriye... Öldü... " Tekrar ağlamaya başladı.
başlık yok! burası bom boş!