-
26.
0Hala havada duran elimi indirip kılıcı serbest bıraktım, kılıcın ahşap zeminde çıkarttığı gürültü güvertede hala ne olduğunu anlayamamış mürettebatı uyarmış olacak ki bir anda
hışırtılar eşliğinde işlerine döndüler. Yeniden asılması gereken bir alt yelken ve ahşap desteklerde tamirat gerektiren bölgeler vardı.
"Yaralandım mı?" Ne demek istiyordu ki bu kadın, bana dokunmayı bırak yerinden bile kıpırdayamamıştı. Belki ikinci silahtan gelen metaller az çok isabet etmiş olabilirlerdi ama
çok daha kötüsünü gördün deyip geçtikleri onca şeyin yanında bu hiç kalırdı.
"Ne saçmalıyor-" elimden süzülen ılık kanı hissettiğimde ne kastettiğini anlamıştım.
Kılıcı fırlatırcasına özgür bıraktığımda elimdeki kayışını hissetmiş, daha sonra keskin metali avucumun içinde hapsetmiştim. Elimi ara sıra aydınlanan gökyüzünün yardımıyla incelerken
farkına vardığım durum beni daha çok korkutmuştu. Nerede gördüğümü hatırlayamadığım bir şekilde bu yarayı daha önce görmüştüm ve bu midemin bulanmasına sebep olmuştu. Lorin yakasından
çıkarttığı mendili uzatırken eş zamanlı bir biçimde 2 kupa rumu gerisin geri güverteye göndermiş ve gözlerimi gecenin şiddetli gözyaşlarının altında kapatmıştım. Çok yorgun hissediyordum,
vücudumda acımayan kemik yok gibiydi. Kendimi güverteye bırakıp bir daha uyanmamayı dileyerek bir nefes verdim.
başlık yok! burası bom boş!