+7
Bir yazar düşün mesela william shakespeare . william shakespeare bir kitap yazmış. içinde onlarca karakter, senaryo ve olaylar var... kitaptaki her karakter diğer karakterlerden ayrılacak şekilde farklı olmalıdır. yani hepsinin karakter özellikleri farklıdır... örneğin birisi sinirli diğeri merhametli diğeri ise şefkatli vs.
Kitaptaki tüm karakterler william shakespeare'in zihninin/Düşüncesinin ürünüdür. dolayısıyla william shakespeare'in iç dünyasının Kitaba yansıtılmış halidir. Kitaptaki herhangi bir karakter william shakespeare'e ait olmayan bir özellik taşıyamaz çünkü kaynak william shakespeare'dir.
Bu durumda bir karakter alalım adı ahmet olsun.
Ahmet Ben william shakespeare'im diyebilir mi? william shakespeare'in kendisi olmadığı için hayır...
Ben william shakespeare'in iç dünyasıyım/zihniyim diyebilir mi? iç dünyasının tamdıbını kapsamadığı için hayır...
Ben william shakespeare'in iç dünyasının/zihninin bir bölümüyüm diyebilir mi. Karakter william shakespeare'in zihni olmadığı için yine hayır.
Ahmet karakteri william shakespeare'in iç dünyasının (zihninin) sadece bir bölümünün "yansımasıyım" diyebilir.
işte biz ve evrendeki herşey tanrının zihninin bir bölümünün "yansımasıyız"
Tanrının direkt yansıması da değiliz, zihninde ki bir düşünce/hayaliz, zihni de bizim gibi hayal ancak bizden daha gerçek.
dolayısıyla Bu hayalin içinde hayal, rüyanın içinde rüyada olduğumuzu gösterir
Hayat bir uykudur. Ölünce uyanır insan, Sen erken davran Ölmeden önce uyan. Mevlana
Dünya, rüya içinde rüyadır.
Hint Atasözü