-
1.
+5Dışarıda yürümeye başladım. Boş boş yürüyorum öyle. Rıfat’a uğrayacağım ama sonra. Dediği gibi düşünüyorum nasıl davransam acaba diye. Maalesef korkum öfkemin önüne geçti. Beni 15 yaşında yanına almıştı. Şu an 22 yaşındayım. Yıllardır nasıl olduysa hiçbir gelişme gösteremedim. Ne zaman kaypağı görsem içimi bir korku sarar. Bayağı bir zaman geçirdikten sonra Rıfat abinin dükkanına geldim. Tam içeri girecekken birden bir gözlerim karardı ve kendimi ağaçların arasında gördüm. Tekrar gözlerimi kapatım açtığımda kapının önündeydim. Az önce ne oldu bana? Hayal mi gördüm? Zaten bir bu kalmıştı.
Rıfat-“Lan daha ne kadar duracan kapının önünde bostan korkuluğu girsene içeri.” Çırağı olarak mı tanıttı kölesi mi belli değil. Mahallede ve kaypağı tanıyan herkes bana bu şekilde davranır. Yani çöp muamelesi yapar. içeri geçtiğimde devam etti: “Ne kapıda duruyon öyle müşterilerimi mi kaçıracan. Söyle ne istiyon.” Lan salağa bak. Sanki çok satanlar arasında ilk 5 te gibi konuşuyor. Kenar mahallenin terzisi. Zaten bunu kaypak gibi mafya tipliler ayakta tutuyor. Yoksa 2 güne batar.
b-“Beni Süleyman abi yolladı. Bana takım verecekmişsiniz.”
Rıfat-“Lan şu Süleyman da sana bir şeyi öğretemedi. Ne uzatıyon. Süleyman gönderdi takımı hazırla de.” Lan bunlar salak galiba. Lafıma niye bu kadar takılıyorlar? Gidip Süleyman’a “napıyon lan yarraam.” desem dayak komasından çıkamam. Böyle konuşsam nonoş muamelesi görürüm. Off. Tam bir sıkıntı. Yemin ediyorum artık içim bunaldı. Takımı hazırladı ve Rıfat’ın dükkanından çıktım. Kaypağın evinin yolunu tuttum.
başlık yok! burası bom boş!