0
Osmanlı’ya Sızan ingiliz Ajanlarından Bazıları
Charles Arbuthnot
Charles Arbuthnot, 1804-1807 yılları arasında ingiltere’nin istanbul Büyükelçiliğini yapmıştır. ingiliz donanmasının, Çanakkale Boğazı’na saldırdığı ve Adalar açıklarına gelip istanbul’u tehdit ettiği başarısız operasyonun mimarıdır.
1808 Çanakkale operasyonu öncesinde Rusya, savaş ilan etmeksizin Türk toprakları Eflak ve Boğdan’ı işgale başladı. Osmanlı imparatorluğu, bunun üzerine, Fransız Büyükelçi Sebastiani’nin de baskısıyla Rusya’ya karşı savaş hazırlıklarına başladı. Bunun ardından Ruslarla ittifak halindeki ingiliz Elçisi Sir Charles Arbuthnot, Bab-ı Ali’ye ültimatom verdi. Bu ültimatomda, Sebastiani’nin istanbul’dan gönderilmesi, Rusya ile barış yapılması, ingiliz ittifak antlaşmasının yenilenmesi, ingiliz ve Rus savaş gemilerinin Boğazlardan serbestçe geçebilmelerine izin verilmesi istenmekteydi. Ültimatomun akabinde Rusların Eflak ve Boğdan’a girmesi karşısında Rusları destekleyen ingiltere, Çanakkale istihkamlarının da kendilerine verilmesini talep etti. Elçi Arbuthnot, bu şartlar kabul edilmediği takdirde, Bozcaada’ya gideceğini ve oradan ingiliz donanmasıyla gelerek istanbul’u bombardımana tutacakları tehdidini de savurdu.
Arbuthnot’un katılımıyla Çanakkale’deki ingiliz donanması 10 büyük kalyonla 4 Türk gemisini batırarak Marmara Denizi’ne girdi ve istanbul önlerine geldi. ingiliz donanmasının istanbul’a ulaşması ile ültimatoma Türk donanmasının emanet olarak ingilizlere devredilmesi de eklendi. ingilizlerin bu hareketi önce asker içinde sonra da medrese öğrencileri arasında büyük bir hiddet oluşturdu. istanbul halkı ve en sonunda Bab-ı Ali de direnmeye karar verdi. Sahilin kilit noktaları savunma yapacak şekilde düzenlendi. 300 kadar top yerleştirildi. Bu arada da Adalar halkı ve kayıkçılar ingiliz donanmasına karşı gerilla taktikleri ile saldırmaktaydılar. Tüm bu savunma gayreti ingiliz donanmasının geri adım atmasını sağladı. Son bir tehdit denemesi de başarılı olmayınca ingiliz donanması geri çekildi. Çanakkale’deki savunma topçuları da donanmaya geçit vermediler.
Henry Elliot
ingiliz derin devletinin ünlü casuslarından bir diğeri de ingiltere’nin istanbul Elçiliği görevini yapan Henry Elliot’tur. Abdülaziz Han’ın tahttan indirilmesine ve Mısır’a dış borçlanma yetkisi veren fermanı yayınlayarak Mısır’ın ingiliz hakimiyetine girmesine neden olan Sadrazam Mithat Paşa’nın yakın arkadaşıdır. Elliot, 1876 darbesinin ve 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın mimarlarındandır.
Darbe sonrası Mithat Paşa sadrazam olunca, ingilizlerle birlikte istanbul’da “Tersane Konferansı”nı toplamıştır. Savaşı önlemek için toplanan Tersane Kongresi’nde, Osmanlı’dan Sırbistan ve Karadağ’a bağımsızlık, Bulgaristan ve Bosna-Hersek’e de özerklik vermesi istenmiştir. ingiltere, Osmanlı’nın bu teklifleri hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini ve savaşa gireceğini gayet iyi bilmektedir. Nitekim anlaşma şartları açıklanınca, Mithat Paşa’ya direnmesini telkin eden ve bir savaş durumunda ingiltere’ye güvenebilecekleri hususunda taahhütler veren yine ingiltere olmuştur. Sonuç olarak Elliot’un, yani ingiliz derin devletinin isteği olmuş ve Osmanlı ile Rusya savaşa girmiştir. Bu savaş, Osmanlı’nın, tarihindeki en büyük toprak kayıplarından birini yaşadığı savaş olmuştur. Yine bilindik taktik karşımıza çıkmış ve yine “barış” antlaşması ingilizlerin arabuluculuğu ile imzalanmıştır.
ingiliz derin devletinin bilinen taktiklerinden biri, iki tarafı kışkırtıp savaştırdıktan sonra arabuluculuk adı altında barış anlaşması imzalattırmaktır. Benzer şekilde Osmanlı Devleti’nin batıda büyük çapta ilk toprak kaybettiği anlaşma olan 1699 Karlofça Antlaşması da, o sırada istanbul’da bulunan ingiliz Lord Piget’in baskısı ile imzalanmıştır. 1715-1718 Osmanlı-Venedik-Avusturya Savaşı’nın ardından imzalanan ve yine Osmanlı’nın toprak kaybetmesine neden olan Pasarofça Antlaşması da ingiliz elçilerinin arabuluculuğu ile imzalanmıştır. Bu anlaşmaların tümü, gerçekte ingiliz derin devletinin sinsi politikalarının bir sonucudur. Keza, savaşları alttan alta planlayan ve ateşleyen de daima ingiliz derin devleti olmuştur. Yapılan bu anlaşmaların sonrasında kazançlı çıkan taraf her defasında sadece ingiliz derin devletidir. Osmanlı ise, ingiliz derin devletinin güdümü altında imza atmak zorunda kaldığı her anlaşma sonrasında çöküşe bir adım daha yaklaşmıştır.
Henry Layard
Henry Elliot’dan sonra ingiltere’nin istanbul büyükelçisi olan Henry Layard, elçilik görevi ile Osmanlı topraklarına giren ajanlardan bir diğeridir. ingiltere’de Gladstone Hükümeti tarafından Privy Council üyeliğine yükseltilen Layard, 1878 Kıbrıs Antlaşmalarıyla Kıbrıs’ın ingilizlerin egemenliğine girmesini sağlayan kişi olarak kabul edilir. Türk dostu gibi gözükse de ana politikası, Osmanlı ve Rusların karşılıklı güçlerini tüketmesi ve ingiliz derin devletinin bundan faydalanmasıdır. Elbette bu dönemde II. Abdülhamit’in, ingiliz derin devletine, ingiltere’nin Kıbrıs hakimiyetini sağlayacak imkanlar vermesi de Layard’ın işini oldukça kolaylaştırmıştır.
Layard, ingiliz Dışişleri Bakanı Salisbury’e, islami geleneğe göre bir idarecinin Halifelikten ve tahttan azledilebilmesi için ancak ve ancak deli hükmünde olması gerektiğini belirtmiştir. Bu yönlendirmeyle kurulan bir tertip neticesinde Sultan V. Murad tahttan indirilmiş, yerine de ingiliz derin devletinin baskısına boyun eğmek zorunda kalan II. Abdülhamit geçmiştir. Bu örnek, ingiliz ajanları yoluyla Osmanlı tahtı sahiplerinin bile değiştiğinin vahim bir göstergesidir.
Tümünü Göster