-
901.
+5telefonu komidinin üzerine bırakıp yeniden yatağa yığıldım.. biraz tuhaf bir konuşma olduğunu itiraf etmem gerek.. saat, kişi ve konu itibariyle.. oldukça enteresan..Tümünü Göster
biliyorsunuz, böyle, arkadaş ayağı takılan kız-erkek ikilileri, genelde, boş bulunma anına denk gelen bir sevişme sonrası, bırakın konuşmayı, göz göze bile gelemezler diye anlatılır..
gerçi biz elifle, önceden de öyle samimi arkadaş filan değildik, hatta "tanıdık" kategorisinden olduğumuz bile söylenebilir..ama onun handikapı da, benim bir zamanlar en yakın arkadaşlarından biriyle çıkmış olmamdı..
yine de gayet rahat gördüm kendisini..hem sevişme sırasında..hem sonrasında..hem de az önceki konuşma esnasında..
valla aferin.. rahat kız.. mantıklı kız.. böyle olacaksın abi zaten..ne o öyle tripler, oyunlar, entrikalar.. dıbına koduklarım..
neyse bakalım, cuma gelsin de konuşalım, ne konuşucaz bilmiyorum gerçi, ama elife güveniyorum ben, öyle salak argümanlarla gelmez karşıma..ya "aramızda oldu bitti bir şeyler, ama çocukça hareketlere girip kasmaya gerek yok" diyerek ikimizi rahatlatır..ya da..
ya da..valla diğer ihtimali düşünüyorum da..yani elifle olası bir fak badi durumunu... her halde bundan iyisi, şam da kayısı olur..
ve tabi birde, burçin durumu var.. işte bunların kafede birbirleriyle çakışma ihtimalleri var, ki ihtimal değil, kesin çakışacaklar ikisi de aynı zamanlarda gelecekleri için, eğer bir iki hafta önceki kafada olsaydım, şimdi içimden "ahh eyvah, şimdi burçin ne der, yine kalkıp giderse? ne yapıcam ben?" gibi salakça düşünceler içinde olurdum..
şimdiyse, iyi ki geliyor diyorum.. gelsin abi..ve mümkünse, yine burçin yan masalardan biriyle sarışın kankasıyla kös kös otururken biz şöyle 1-2 saat güle konuşa eğlenelim.. sonra da burçinin masasına bir uğrarım işte.. ayıp olmasın..ama benim de ona muhtaç olmadığımı görsün..
derler ki,
"bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğiniz an, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz"
bence herkes vazgeçilmez olmadığını hissetmeli, sizce de öyle değil mi? ;)
hafta sonu, kalan üç sınavıma kendimi konsantre etmekle geçti.. fazla zor değiller..en azından baraj notunu alırım yani.. üstesinden geleceğimi telkin ederek ve elbette çalışarak kendimi hazırlıyorum kalan son çarpışmalarıma..
vizeler önemlidir beyler.. öğrencilerin genelinde bir "final" düşkünlüğü vardır ki sanırım adının daha karizmatik olmasından kaynaklanıyor (final!..the final!..the finals!! the end begins!!)..ama bana göre vizeler, gizli kahramanlarıdır bu öğrencilik hikayelerinin.. vizelerimi her zaman sıkı tutmuşumdur..siz de öyle yapın.. ordan bir kere geçer not alırsanız, finalde de yine sadece işinizi yapmanız yeter.. yoksa öbür türlü, sanki barajı vb. aşmak yeterince zor değilmiş gibi, bir de ortalamayı yakalamakla uğraşırsınız..
annemler aradı yine.. nerdeyse 3 aydır gitmiyorum tabi, bu sebeptendir ki annem özellikle son 1-2 haftadır aramalarını sıklaştırarak günde iki rekata çıkardı resmen..
"anne sınavlarım var!"
"yavrum biliyorum da, keşke sınavlardan önce bir gelseydin?"
"zaman olmadı be anne, dersler filan, yoğunuz bu yıl epey (yalancıyı gibmiyorlar ya)"
"o zaman sınavların bitince gel hemen tamam mı? çamaşırların filan hep birikmiştir ah oğlum nasıl idare ediyorsun kaç ay oldu?"
"idare ediyoruz bir şekilde ya, çamaşır makinemiz var?"
"ne? ay siz bilemezzzsinizz onu kullanmayı, nasıl yıkadınız, kaç derecede attın renklilerini ah ah..tsigalko eh be tsigalko.."
"yeaah anne (: sakin ol öğrendik çalıştırıyoruz gayet, alla allaa yaptın bizi kıro ha (: iki kere çamaşır attım ben koca seleyle, gayet yıkadık, kurudu, giydim (:"
"aferin aferin.. öyle ütüsüz?..hangi deterjanı alıyorsunuz.. makinenizin markası ne, abuk subuk şeyler almamışsınızdır inşallah :/"
ve böyle devam ediyor işte.. anneler..ah bu anneler yok mu (:
yoğun baskıların ardından sınavlardan sonra gitmeyi kabul ettim.. gerçi ben de özledim yani, canım gitmek istiyor, ama ne biliyim, şu dönemi komple atlatıp öyle gitmek istedim, 3 hafta, kesintisiz..
artık haftaya gidicez mecbur, sonra da yılbaşı geliyor zaten.. pazar günü.. öncesinde cuma biz çalıcaz.. belki yılbaşında da çalarız, belli olmaz.. bakalım o iş ne olacak..
işte ben artık hafta içi dersi mersi asıp 3-5 günlüğüne kaçıcam..
ona da öyle söz kestik..
habire söz veriyoruz bakalım.. nerede patlıycaz..
başlık yok! burası bom boş!