0
aat 02:45 'de gemin'nin üst güvertesi ve ileri güverte su altındaydı ve ileri A güvertesi gezinti noktası ortalama yüzeyin 3m üstündeydi.
esi 4 saatti, ancak Titanic için çok geçti. Titanic'in acil yardım çağrısını karadan iki nokta aldı. Bir tanesi Cape Race'deki radyo istasyonu diğeri ise New York'da Wanamaker mağazasının tepesinde bulunan Marconi telgraf istasyonu idi. Acil yardım çağrısından kısa bir süre sonra, bu çağrı gemiden gemiye, Halifax'dan New York'a oradan tüm ülkeye yayılmaya başladı. New York'da insanlar White Star Line'in önünü doldurmaya başladı.
Titan.
Mount Temple'in Kurtarma Denemesi
Mount Temple ilk acil yardım cağrısını Titanic'e 79 km uzaklıkta iken saat 00:30'da aldı. Kaptan Moore gemi'nin yönünü hemen çevirip 11.5 knot azami hızla yola çıktı. Saat 04:30 civarlarında Titanic tarafından verilen koordinata ulaştığında ortada herhangi bir gemi veya benzeri birşey bulamadı. Sonradan ortaya çıkan gerçek ise Titanic'in vermiş olduğu pozisyon gerçek yerinden 12 km uzaklıktaydı. Eğer Titanic o anda doğru koordinatları vermiş olsa idi, Mount Temple muhtemelen RMS Carpathia'dan daha önce varacaktı
Yakınlarda Duran, Cevap Vermeyen Ve Bilinmeyen Gemiler
New York Herald'in Titanic felaketi ile ilgili ön sayfası
Titanic köprüsünden, sancak tarafında bulunan bir gemi'nin ışıkları görünebiliyordu, gemi'nin Titanic'e olan ortalama uzaklıgı 16–24 km civarındaydı.Bu gemi ne radyo iletişimine ,nede her 15 dakikada bir fırlatılan roketlere cevap veriyordu. Bunun üzerine Boxhall ve levazım subayı George Rowe Titanic'deki lambalar ile karşı gemiye mors kodları göndermeye başladı ,ancak bu denemede sonuçsuz kaldı. Bu gemi ile ilgili yapılan soruşturmalarda S.S Mount Temple kaptanı Moore ve S.S Carpathia'nın kaptanı Rostron bagımsız olarak ayrı ayrı verdikleri ifadelerde gece karanlıgında bu vapurun ışıklarını gördüklerini ifade etmişlerdir. Ancak her iki kaptanında aynı geminin ışıklarını gördüklerine dair ortada bir kesinlikde bulunamamıştır. Buna ilaveten hem Rostron hemde Moore ek kanıt olarak gün agardıgında (15 Nisan 1912) iki diregi ve tek bacası olan bir vapuruda gördüklerini ifadelerinde belirtmişlerdir.Bu anılan gemi'nin çok sık olarak adı geçen ve mürettabatı soruşturmaya ugrayan S.S Californian olup olmadıgı çok tartışma konusu olmuştur. (S.S. Californian dört tane direge sahipti.) Çarpışma gecesi ,SS Californian buzdan dolayı ve gece oldugu için duruş yapmıştı ancak Titanic'e oldukça yakındı, vapurun telsiz sistemi, operator gece uyumaya gittiginden dolayı kapatılmıştı. Titanic'in telsiz sistemi (Marconi) daha önceki günlerde bir hasar görmüş ,Philips ve Bride bunu düzeltebilmek için tüm gün boyunca ugraşmışlardı. Bunun sonucu olarak geride gönderilmeyi bekleyen çok fazla sayıda mesaj birikmişti. Philips en yakındaki Halifax istasyonundan güçlü bir sinyal alınca mesajları göndermeye başlamıştı. Californian telsiz operatörü Cyril evans saat 23:00 'da yataga gitmeden önce Titanic'i yollarının üzerinde büyük buzdagları oldugu konusunda uyarmaya çalıştı ,fakat Cyril ,Jack Philips tarafından sürekli kesildi ve geri cevap olarak " Çeneni kapat ,şu anda çok meşgulum ve çalışıyorum " cevabını aldı.
SS Californian vapuru.
Felaket ile ilgili yapılan her iki soruşturmadada SS Californian ve kaptanı Stanley Lord yeterli yardımı yapmadıgı için hatalı bulunmuştur. Saat 22:10'da Californian, güneyden gelen bir gemi'nin ışıklarını farketmişti. Kaptan Lord ve üçüncü subay C.V Groves bunun bir yolcu gemisi oldugu konusunda mutabık olmuşlardır. Yukarıdada ifade edildigi gibi durmuş olan Californian, gelen gemiyi buz ile ilgili uyarmaya çalışmış ,ancak Titanic'in telsiz operatörü (Jack Philips)tarafından azarlanmıştı. Saat 23:50'de Grove gemi'nin ışıklarının yanıp söndügünü farketti ,sanki gemi durmuş veya tamamen kapatılmış gibiydi. Kaptan Lord'un emri ile saat 23:30 ve 01:00 arasında mors ışık kodları gönderildi ,ancak hiçbirine geri cevap alınamadı. Daha sonra yapılan soruşturmalarda ortaya çıkan gerçek ise ,Mors lambasının maximum mesafesinin 6 km olduğudur ,bu sebebden dolayı Titanic tarafından asla görülemedi. Kaptan Lord saat 23:30'da köşküne istirahat etmek için çekilmişti ,ikinci subay Stone görev başındaydı ve saat 01:15'de Lord'u gemi'nin (Titanic) bir tane roket fırlattıgına (bunu takiben dört tane daha fırlatılmıştır.) dair uyardı. Lord bu roketlerin bir şirket sembolu olup olmadigini bilmek istedi ,bu roketler tanımlama yapmak için kullanılan ve ışık saçan roketlerdi. Stone roketlerin tamdıbının beyaz olup olmadıgı ile ilgili olarak hiç bir fikrinin olmadıgını ifade etti. Titanic'in göndermiş oldugu acil yardım roketleri'nin renkleri farklı idi ,o zamanlardaki denizcilik yönetmeligini ekgiblerinden dolayı ,Kaptan Lord'un kafası kartıştı ve bu roketlerin acil durum roketi olup olmadıgını bilemedi. Kaptan Lord ekibine izlemeye devam etmelerini ve diger vapurlara Mors lambası ile sinyal göndermelerini emir etti ve tekrar yatagına çekildi. Saat 01:50'de üç roket daha görüldü ve Stone gemi'nin suyun içinde enterasan göründügünü not etti. Saat 02:15'de gemi'nin artık görünmedigi konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi. Lord ışıkların herhangi bir renginin olup olmadıgını tekrar sordu ,cevaben hepsinin beyaz oldugu bilgisini aldı. Birinci subay George Stewart saat 05:30'da telsiz operatörü Cyril Evans'i uyandırdı ve gece boyunca roketlerin görüldügü konusunda onu bilgilendirdi ve bulabilecegi gemiler ile iletişim kurmasını istedi. Frankfurt gemisi Titanic telsiz operatörünün kayıp oldugu bilgisini verdi ,bu bilgi heme Lord'a aktarıldı ve Californian yardım için harekete geçti. Soruşturmalarda tesbit edilen ise Californian Titanic'e olan uzaklıgı 31 km civarındaydı. Kaptan Lord roketleri gördükten sonra telsiz operatörünü kaldırabilir ve yardım için hemen harekete geçebilirdi bu sayede yaşanan kayıplar daha az olabilirdi.
Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Okunmamış 15-06-2010 #4 (mesaj-linki)
The Unique Bay-M
The Unique - avatarı
02:00 - Dondurucu Okyanus Suyu ileri Bot Güvertesine Ulaşıyor
Felaketin ilk anlarında yolcular sıcak odalarını bırakmak konusunda oldukça isteksiz davranmıştır ve Titanic'i daha güvenli bulmuştur. Bunun nedenleri ile ilgili yapılan araştırmalarda ortaya çıkan gerçek ise gelen felaketin boyutunun yolcular tarafından çok iyi anlaşılamamasıdır. Gemi mürettabanın felaketin ilk anlarındaki tavırlarıda bu algıya önemli miktarda katkı saglamıştır.Çarpışmanın hemen arkasından kazanın boyutları tam olarak bilinemedigi ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuldugu için yolcular arasında panik havasına neden olabilecek ifadelerden kaçınılmıştır. Titanic araştırmacıları flika'ların ilk başlarda mevcut kapasitesinin çok altında gitmesinin ana sebeblerinden birisini buna baglamaktadır ,araştırmacılar ikinci neden olarak ise, flikaların saglamlıgı konusunda kafalarda oluşan şüphelerin oldugunu ifade etmişlerdir. Flikaların tam olarak doldurulması halinde batabilecegi düşünülmüş ,hatta birçok yolcunun gemiden atlayıp flikalara binebilecegi tahmin edilmiştir. Kaptan Smith aynı zamanda flikaların yarı doldurulup gonderilmesinide istemiştir ,bu sayede flikalar hemen geri dönüp su üzerinde kalanları kurtarabilecekti.Bir numaralı flika 40 kişi taşıyabiliyordu, ancak Titanic'den 12 kişi ile birlikte ayrıldı.Çıkarılan bir dedikoduya göre Sir Cosmo ve Lady Duff Gordon iki tayfa ve beş ateşciye rüşvet verdigi kendileri ile birlikte, üç tanede arkadaşını gemiden çıkartmasını istedigi iddia edilmiştir. Ancak bu söylenti daha sonra yanlış oldugu ispatlanmıştır. White Star Line'ın yönetici direktörlerinden J.Bruce Ismay portatif flika C ile gemiden ayrılmış ,hem American hemde Ingiliz soruşturmalarında bundan dolayı eleştirilmiştir. Diger yolculardan peder Thomas Byles ve Margaret Brown flikaların içindeki kadınlara ve çocuklara yardım etmişlerdir. Brown son olarak flikaya binmesi konusunda zorlanmış ve kurtulmuştur ,ancak Byles kurtulamamıştır. Zaman geçtikçe gemi'nin okyanusa dogru egimi artması ile birlikte insanlardaki endişede artmaya başlamıştı ,bazı flikalar daha fazla yolcu ile ayrılmaya başlamıştı. Flikaları doldurulur iken kadınlar ve çocuklar ilk olarak flikalara alınıyordu ,bu emir Kaptan Smith tarafından verilmişti.Ilk başta düşünülen kadınlar ve çocuklar doldurulacak ,yer kalırsa erkeklerde alınacaktı. Maalesef bazı heyecanlı subaylar erkeklerin flikalara binmesini engellemişti ,hatta erkekler için yer olmasına rağmen, silah bile kullanmaktan çekinmemişlerdir. Çok sık olarak anılan bir slogan ise birinci sınıftaki erkeklerin yaşam oranı üçüncü sınıftaki kadınlardan fazla oldugudur.Bu asla doğru degildir. Resmi kayıtlara göre kurtarılan üçüncü sınıf kadınların oranı birinci sınıf erkeklere göre sayıca çok üstündür. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek ise üçüncü sınıf'daki kadınların yarısından fazlası donmuş, birinci ve ikinci sınıftaki kadınların neredeyse tamamı kurtarılmıştır. Saat 02:05'de dondurucu okyanus suyu köprü altındaki trabzanlara ulaşmıştı ,taşınabilir A, ve B flikalarıda dahil olmak üzere ,bütün flikalar indirilmişti. Taşınabilir D flikası ise matafora'lardan indirilen son flikaydı. tüm flikalar içinde toplamdaki boş alan sayısı 466 olarak hesaplanmaktadır.
Tümünü Göster