0
-Araştırmaların ne alemde Bünyamin? dedim.
Bünyamin işaret parmağıyla gözlüğünü düzeltti
-Şimdilik pek bir şey yok. Bu milyarda bir görülen çok nadir hastalık.Ona ZN152 adını verdim.
-Çocuk yetiştirmiyoruz bişeylere isim vermekten vazgeç artık.
ibrahim boğazını temizledi. Gözlerini kıstı her zamanki gibi boş konuşmaya başladı.
-hımmm.. milyarda bir demek... dünya yedi milyar... demek ki toplamda yedi kişiyiz.. diğer üç kişiyi tanımak isterdim.. acaba onlar şuan napı..
Bir an önce susması için ofladım.
Of! ibrahim şuan bari boş yapmasan? Kıçım dondu zaten gecenin üçünde Allah'ın unuttuğu yerdeyiz.
Ahmed iç geçirdi.
-Allah çok şükür ya Rab.
Bünyamin'e göre böyle olmamızın nedeni kanımızdaki bazı minerallerin ekgib olması nötrfoil... eozinofil bilmem ne fil falan filan. Sonuçta 17 saatte bir bardak kan içmezsek kafayı yiyoruz. Gözümüz dönüyor. Yani kelimenin tam anlamıyla dönüyor. Yavrusunu korumaya çalışan anne hırçınlığına bürünüyoruz. istemediğimiz bir hali anlayacağınız.O yüzden buradayız. Saatin üçünde Kızılay'ın kan deposunu soymaya çalışıyoruz.
Dikenli tellerin arkasında saklanırken caddeden geçen her araba yüreğimi ağzıma getiriyor. Ahmed'e parlıyorum.
-Ahmed hadi artık yakalancaz bak.
Sonuçta biz süper güçleri olan ultra güzel/yakışıklı vampirler değiliz. Sadece hastayız.
Ahmed alet çantasından bir şeyler ararken yarım türkçesiyle cevap veriyor.
-Tamam Şebnem beni acele etme!
Ahmed savaştan kaçan Suriyeli bir mülteci. Gruba dört ay önce katıldı. ibrahim getirdi onu. Nasıl tanıştınız diye sorduğumda Oda bizden diyerek geçiştirdi beni. 2 yıldır Türkiye'deymiş bizimki orada ney iş yapar ne yer ne içer hiç bilmiyoruz ama burada illegal işlere o bakıyor. Aslında Arap sabunu kadar temiz bir ruhu var ama aç kalınca sabun yiyemezsiniz...
Ahmed'in konuşurken yaptığı her hata Bünyamin'in beynine saplanıyor.
-Beni acele ettirme diyeceksin. Dört aydır sana çekim eklerini öğretmeye çalışıyorum sana hala doğru konuşamıyorsun!!
ibrahim ortamı sakinleştirmek için Bünyamin'in kafasını okşadı
-Sakin ol şampiyon diye fısıldadı.
-Kaç saatiniz kaldı sizin benim yirmi dakikam var. Dedim korkudan mı soğuktan mı titrediğimi kestiremeden.
-Biz altı saat önce içtik dedi Bünyamin
Bana neden ayırmadınız diye kızmaya hazırlanırken Ahmed araya girdi.
-Ben Açtı!
-Şşşş bağırma bin diye tekmeledi ibrahim bizimkini. Tamam Bünyamin sen gözcülük yap biz toplayıp gelelim nevaleleri.
-Neden hep ben gözcü olmak zorundayım? Hem bende hipermetrop var yakını iyi göremiyorum
Ahmed beklesin..
-iyi işte uzağı daha iyi görürsün diye kıkırdadı ibrahim.
10 dakikam kaldı başım çatlıyor ellerim ayaklarım titriyor. Bide bu üç salakla uğraşıyorum.
-Tamam ben kalırım Bünyamin'le siz gidin artık lütfen. Çok çalmaya çalışın 1 hafta rahat edelim en azından...
REZ alın her gece atıcam okuyun sonrada sktirin gidin aq