+28
Gidişini izledim elimde bana verdiği paketle. Olduğum yerdeki kaldırıma oturdum. Derin bir iç çekip paketi açtım. Keşke açmasaydım lan o paketi. Hep hediye kalsaydı en azından içinde güzel bişey vardır diye umutlanırdım.
Beraber çekildiğimiz onlarca fotoğraf, ona aldığım hediyeler dahil herşeyi koymuş kutunun içine. Benden ona ne kaldıysa bu paketteydi anlayacağınız. Hepsine tek tek baktım yolun ortasında ağladım lan binler. Kolaymıydı amk yaşadıklarım. Kutunun sonunda da bir not
"Senden bana ne kaldıysa hepsi burda. Keşke o gün beni dinleseydin. Unutamadım ama yaptıklarına rağmen unutamadım seni. Aslında ilk gibgit dediğinde vericektim ama değmezsin biliyomusun. Al sana en güzel hediye. Şimdi sevgilim gibtirgit."
Beyler nefes almak inanın bu kadar zor gelmemişti daha önce. Hıçkıra hıçkıra ağlamak ne demek o gün anladım. insan bi yerlerden atlayıp kurtulmak istiyor ama sonra aklına o geliyor..
Hediyenin vermiş olduğu şokla birlikte kendimden geçtim. Tarığı aradım
-Efendim kanka
+dıbına koyim lan senin ben
-Kanka iymisin nerdesin geliyim
+Gelme lan gelme cenneti cehennem ettin bana
-Nerdesin amk
+Okulun önündeyim amk gel gel daha rahat söverim dedim ve telefonu kapattım.
Yazdığı yazıyı yarım saat boyunca okudum. Beyler dinleseydim keşke. Koç burcuyum inatçıyım ama inadımı gibeyim keşke dinleseydim. En çokta bana geri dönmeyeceğini bilmek koyuyordu ya amk.
Yarım saat sonra Tarık geldi yanıma oturdu. Kaldırıp tek yumruk atacak durumu bırakın sövmek için bile gücüm kalmamıştı. Hediyeyi görünce
-Her hediye güzel olucak değil kardeşim gel bi yürüyelim dedi. Kaldırdı ayağa yürümeye başladık.