0
Hoca öldü...
Daha sonra hocayı halıya sardık, otomobile attık ve gömebileceğimiz bir bölge aradık.
Dulun fikri kimsesizler mezarlığıydı. Herkesin kafasına bu fikir yatmıştı. Gittik mezarlığa, hocayı halıdan çıkardık. Murat ve Dul kürekle toprağı kazarken ben Hocayla son dakikalarımı geçiriyordum. Bedeni şişmiş, gözleri açık vaziyette yanımda duruyordu. Hocanım bedeni daha kokmaya başlamamıştı. Hafif şişkinlik ve ağzından çıkan baloncuklar baloncuklar ciğerlerde kalan oksijenden ötürü dışında pek bir anormallik sezilmiyordu. Son bir defa hocaya sarıldım, geçmişte o kadar not kırdığı için ona kızgındım; ama canını aldığım için pişmanım. Üçümüz hocayı tutup kazılan çukura attık, toprağı üzerine döktük. işimizi bitirince hemen bizim eve yol aldık. Yolda bi tekel bayii bulup 4 5 paket sigara aldık. Eve girince ilk işimiz delilleri yok etmek oldu. Kapı önüne yığıldığı zaman ki o kanlarıda sildik ve odaya geçip konuşmaya başladık.
Dul:
Para bende kalmalı. Ben sizlerden daha güvenilir ve zekiyim. Yaşımdan ötürü sizden olgunum, daha doğru kararlar alırım. itirazı olan?
Murat:
Elbette sende kalmalı. Sen bizim her şeyimizsin.
Murat, anlamsız bir şekilde dula hipnotize olmuştu. O yattıkları gece ne olduysa artık Murat artık bir evcil hayvana dönüşmüştü...
Dul:
O halde parayı alıyorum, eve zütürüyorum. Bu geceyi herkes unutacak. Yarın yeni bir sayfa açılacak. Yarın bir toplantı yapmamız lazım, parayı bölüşeceğiz
Dul gider, sigaralar yakılır...
Murat, gözleri parlak bir şekilde: onun sözünden çıkmamamız lazım. O harika biri. O bir hera, Tanrıça gibi bir şey , dedi...
Ağzımda bekleyen, külü uzamış sigarayı Murat' ın yüzüne attım ve evden çıktım