-
401.
+20Zaman, ben derslerde baharı düşünürken su gibi akıp geçmişti.Çıkış zili çaldığında keremle vedalaşıp baharların sınıfına doğru hızlı adımlarla ilerledim.Bi farklılık yapıp baharı sınıfından alıp öyle çıkalım istedim okuldan. Neyse ki yetişmiştim. Bahar beni gördü ve o beni benden alan gülümsemesi ile yanıma geldi. Binadan çıkıp yürümeye başladık. Omuzlarımız birbirine çok yakındı. Düşündüğüm tek şey bi kucak dolusu sevgiydi. Arada baharin eline bakıyordum yürürken. Keşke tutabilseydim diye iç geçiriyordum. inanın içimde hiçbir kötülük yoktu ve olmadı, olmayacaktır da.
Bahar nereye gidiyoruz diye soru yöneltti. Bekle ve gör, zaten uzun bir işimiz yok sadece ikimiz için somut bir anı olacaktı diyerek yanıtladım. Gideceğimiz kitapevi de yakın sayılırdı 5 10 dakikalik yolumuz kalmıştı, yürümek için de güzel yürüyüş yoluna sahip bi mevkide olduğumuz için yürümek zevkliydi.
Kitabevinin önüne geldik ve evet önden buyur küçük hanım diyerek kapıyı açıp içeri geçmesini istedim. Küçük hanım lafını o zaman ilk kez kullandım, çok kızardı o lafı duyunca. Benden yaşca fazla küçük olmasa da öyle demeye başlamıştım zamanla.Her neyse girdik kitabevine ve şiir kitapları raflarını işaret ederek bizim icin bir şiir kitabı beğenir misin ? dedim.Şaşkın bir ifade eşliğinde rafları incelemeye başladı. Bende o sıra raflarda meraktan birseyler bakıyordum göz gezdiriyordum.
Bahar arkamdan sessizce ismimi seslendi, dönüp baktığımda elinde Özdemir Asaf'ın "Dün Yağmur Yağacak" adlı şiir kitabı vardı.Özdemir asaf şiirlerinden hiç okumamıştım o zamana kadar.Ama bahar onu seçmişti ve okumama gibi bir lüksüm yoktu ki zaten yazar kötü bir yazar değildi.
Güzel seçim diyerek kendime de bir tane aldım ve ücretlerini ödedikten sonra kitabevinin yakınındaki durağa yürümeye başladık. Para konusunda da meraklanan olursa diye söylüyorum kız ucretini kendi vermek istedi fakat ben ısrarla reddettim.
başlık yok! burası bom boş!