+49
-1
indik kantine, çay püskevit bir şeyler aldım her ne kadar alma dese de. Oturduk direk konuya girdim,
+ Zeynep Ahmet'in durumunu görüyor musun?
Bunun da yüzü düştü aniden. Yüzünüzü gibecem lan, ne desek yüzünüz düşüyor hemen..
- evet, üzülüyorum onun için.
+ iyi gitmiyor muydunuz ne oldu da ayrılmak istedin?
- gidiyordu ama sıkılmaya başlamıştım, Ahmet'in üzülmemesi için belli etmiyordum sıkıldığımı, aynı onun gibi davranıyordum. Ama daha sonra bu nereye kadar gidebilir ki dedim, yavaş yavaş ilgimi azalttım.
+ en son da o okulun başlamasını dört gözle beklediği, seni görmek için sabırsızlandığı yaz da tek bir mesajla terkettin değil mi?