-
201.
+3Sabah oldu , içim içime sığmaz bi şekilde hazırlanıp çıktım evden. Bu arada ev ahalisinden bahsetmem gerek biraz;Tümünü Göster
Babam yurtdışında , gelmesine sayılı günler kaldı. Taşınmak gibi bi planımız var , ama çok uzağa değil bi üst kata. Hala idil'lerle karşı komşuyuz yani. Annem idil'le olan ilişkimden çok mutlu , zaten küçüklükten beri taparcasına sevmiştir idil'i. Ufakken ilk gördüğü andan beri hayrandır gözlerine , mahallede ilk gördüğü anda dilinden onlarca kelime dökülüvermişti zaten gözlerini över durumda. Çok sever yani. Aynı zamanda evimize yakın bi yerde oturan yengem var , ufaklıktan beri annemle birlikte büyüttüğü ve izmir'deki tek akrabamız olduğu için çok severim kendisini. Annem gibidir zaten , oda çok sevdi idil'i henüz bireysel olarak tanışmış olmasada. Babam geldiğinde öğrenicek tüm olan biteni , daha vakit var.
Her zaman buluşacağımız bankta oturdum gelmesini bekliyorum idil'i , süzülür adımlarla omzunda çantası bana doğru gelmeye başladı evden çıkıp. Adımlarını sayıyodum beyler bana bir an önce ulaşsın diye , her saniyeyi sayar her adımında daha heyecanlanır durumdaydım. Geçen günlerle ona karşı olan sevgim yerini çoktan aşka bırakmaya başlamıştı bile. Fakat aramızdaki tek sıkıntı şuydu; yıllarca böylesine samimi büyümüş iki çocuk şimdi iki sevgili olmuşken sarılıp öpmek birden gerçekleşecek eylemler değildi idil için. 1. ay olmasına rağmen yanaktan dahi olsa hiç öpme ya da sarılma olmadı. Benim için büyük bi ekgibti belki , ama ilerde herşeyin çok daha güzel olacağının farkındaydım zaten , beklerdim ben.
Yanıma geldi , koluma girdi klagib şeyleri konuşmaya başladık. Bi süre yürüdükten sonra Ezgi'lerin evine geldik , Ezgi ve Sinem'i alıp doğruca okula geçicektik. Daha Ezgi evden inmemişti , Sinem kapının önünde bekliyodu. idil'i görür görmez yanımıza gelip idil'e sarılmıştı zaten , klagib kızların halleri. Benimde yanıma gelip elini uzattı günaydın diyerek. Önce idil'e baktım , acaba kıskanır mıydı. Sonra "ne de olsa suçum yok , Sinem elini uzattı" diyip bende elimi uzattım. Selamlaştık , idil'in sert bakışları üzerimdeydi , farketmiştim. Bu burda bitmemişti , hadi bakalım gelicek trip.
O esnada Ezgi kapıdan çıktı , bayağa bi süslenip püslenmiş. Noldu lan bu kıza , birisiyle buluşması falan varda bizimmi haberimiz yoktu. Dünya başımıza yıkılcak amk. işin aksi idil'de bugün oldukça şıktı , hoşuma gitmedi değil. Ezgi'de böyle gelince idil daha hoş göründüğünden Ezgi'de bi kıskançlık başladı hemen tabii. idil her akşam önceden bana sorardı "Aşkım saçımı nasıl yapmamı istersin" diye. Bende her seferinde "Sen her halinle güzelsin aşkım , ama maşa yapsan çok daha güzel olursun" derdim. Maşalı saçlarıyla çok daha güzeldi beyler , betimlemeye kelimeler yetmez. Bugünde saçları maşalıydı ve yine çok güzeldi. Ezgi'yse düzleştirmiş , Sinem'in saçları hep maşalı ve dalgalıydı zaten. Ama o pek bu işlere girmezdi zaten. Kızın markası belli okulda , şova ihtiyacı yok ki. Ezgi hemen atıldı
"Aa idil , saçlarını benim her zaman yaptığım gibi yapmışsın"
idil dönüp bana baktıktan sonra "Yoo xxxx istedi diye bugünde böyle yaptım , her zamani halim aslında" Ezgi fazla kıskanmıştı , hemen saç yarıştırmaya başladı; "Benim saçlarım seninkinden daha uzun bi kere , ölçelim istiyosan"
Saçma sapan bi ölçme ve tartışmadan sonra idil galip geldi elbet ama Ezgi yine yediremedi. Yola çıktık , Sinem arkadan sürekli pişt pişt diye seslenip duruyo . ulan idil'de duyuyo ben dönüp baktıkça. iyice şüphelendi , zaten şu tanışmamızı bilmemesine rağmen gelip tokalaşması bi trip meselesiydi iyice sıçtım şimdi. Ezgi zaten yol boyunca buna yazan "hayali" erkeklerden bahsedip durdu , yine yüz vermedim off salak bi tip o ya bana göre değil falanlar filanlar. Biz idil'le kol kola önden gidip "Yav he he" diyip gülüyoruz zaten , takılsın dursun.
başlık yok! burası bom boş!