/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 3276.
    +50
    *
    bi süre de öyle kaldık hiç konuşmadan.
    her geçen gün biraz daha bağlanıyordum eylül'e.
    içimi bir korku kapladı durup dururken.
    evet beyler bu korkunun adı kaybetme korkusuydu.
    ve ilerleyen yıllarda kat ve kat artacaktı.
    derken içerden çaydanlığın sesi duyuldu.
    çay suyu kaynamış fokurduyordu.
    ev yansa umrumda değildi ama,
    -çay. demişti eylül.
    fırladım yerimdem.
    o da peşimden geldi.
    ben çayları koydum, o kekleri.
    salona geçtik beraber geri.
    çaydan bi yudum aldım, deli gibi açtım, keke daldım.
    düşündüğüm ilk şey "keşke tadına bakmadan önce iddalaşmasaydım" oldu.
    muazzamdı amk.
    "bi kek nasıl böyle güzel olabilir amk" dedim içimden.
    midemde resmen bayram havası.
    -nasıl olmuş. diye sordu eylül.
    -ehh işte. dedim
    -ağzının tadı yok bence senin. diyip trip attı.
    bu sefer haklıydı ama mevcut rakibimi övemezdim.
    bu rekabet kanunlarına aykırıydı.
    kekler bittikten sonra evin kızı edasıyla eteğimi düzeltip kalktım ayağa.
    -ben yemicem, sana getireyim mi bi dilim daha. dedim
    "ay zütüm" diyen gözlerle baktı bana eylül.
    -istemez, saol. diyerek tatlı tatlı trip attı yine canını yediğim.
    saat epey geç olmuştu.
    uykum gelmişti.
    yarın da sabahtan enişteyle beraber doktorun yanına gidecektik.
    oturduğum yerde kafamı geriye doğru dayadım.
    -yatacak mısın? dedi eylül.
    -yooo uykum yok. dedim yalan söyleyerek
    -gözlerin kıpkırmızı olmuş ama. dedi
    -olur arada bana öyle. dedim
    -kaçta gidicez yarın doktora? dedi
    -gidicez derken? dedim
    -bende gelicem. dedi
    -neden? dedi.
    -yanında olmak için. dedi
    bu basit ve güzel cevabı sorgulamak saygısızlık olur diyerekten
    -peki. diyerek uzatmadım mevzuyu.
    eylül yerinden kalkarak içeri girdi.
    yine bi şeyler karıştırıyordu ama bu sefer gitmedim peşinden.
    2 dk sonra elinde bi çarşaf ve battaniyeyle salona geldi.
    -kalk bakalım. dedi
    -eylül napıy... demeye kalmadı.
    -hadi olum hadi zıpla. dedi
    direk kalktım oturduğum yerden.
    önce çarşafı serdi koltuğa.
    sonra koltuğun minderlerinden yastık yaptı.
    sonra da elindeki battaniyeyi bıraktı.
    ···
   tümünü göster