1. 76.
    -1
    bir söz vardır genelde herkes bilir bunu. futbol sadece futbol değildir. olimpiyatlar kupalar müsabakalar bir ülkeyi rahatça kalkındırabilir halkını rahatlatabilir ya da bir ülkeyi dibe sürükleyebilir. işin kolay yanı da şudur hangi ülkeye böyle bir vaatte bulunsanız o ülke ben bunun altından kalkarım üstüne bir de gelişmeme hız katarım gözüyle bakıyor .
    2001 dünya krizi ile başlayalım isterseniz. krizden güç bela çıkan devlet türkiye halkının refah içinde olduğunu kendi halkına kanıtlamak zorundaydı çünkü halkı refah içinde değildi. 1980 sonrası ülkenize yerleşen yabancı sermaye doğal olarak krizden etkilenirken ülkenizde bir yabancı boy gösterdi ki hala göründüğü üzere dertlerini siz de biz de çekiyoruz. komünist örgütler ve islamcılar bir anda bakın biz haklıydık yahudi parasıyla gavur parasıyla emperyalist parasıyla bu işler yürümez. diyerek propaganda yapmaya başladılar. o dönemde aşırı sol ve islamcı gruplar iyi prim yaparlarken liberaller ve küreselleşmeyi hedefleyenler büyük zarar aldı çok kan kaybetti . türkiye içinde işçi sınıfı hareketini sahiplendiğini söyleyen sovyet rusya artıkları ve ahlaksız batı lanetli israil. diye tükürükler saçarak bağıranlar artık sadece gençler arasında değil halk kitleleri arasında da yapılanmaya rahat rahat gidebiliyorlardı. faizden dert yakınan esnafa zaten faiz haram olmalı diyerek bankacılıktan bir gram anlamayan bu radikaller halkın çeşitli kitlelerine 2001 krizi ile ulaşabildiler. peki daha sonra ne oldu? kemal derviş söde bu halka umut oldu. bir şey yaptı mı? hayır fakat haklın bir umuta bir sorun çözücüye bir mutluluğa ihtiyacı vardı. kemal derviş pek birşey yapamasa da devlet bzim için uğraşıyor imajını verdi. heryerde dervişin adı vardı. bakkalından borsacısına kadar herkesin ağzında sakız oldu kemal derviş. bu adam devlet bizim için çalışıyor imajının yanına bir de yok mu bizi kurtaracak bir kahraman sorusunu ekledi çünkü kendisi başarılı olamamıştı. ve tayip erdoğan büyük bir popülizm sayesinde iktidar oldu. bu olaydan itibaren türkiye için yeni bir dönem başlamış oldu. erdoğan dönemini ikiye ayırabilir. israilden taraf olduğu dönem , karşımızda olduğu dönem . 11 eylülden yazılarımda bahsetmiştim o yüzden uzun uzadıya girmicem o konuya fakat türk ekonomisinin nasıl bir anda kalkındığı bu saldırı sonrasında erdoğan hükümeti döneminde gelen arap paralarıyla ve bizim türkiyenin kurumlarını özelleştirmemizle rahatça anlaşılabilir. çünkü biz bölgede güçlü bir türkiye istiyorduk. tabii bu türkiyenin bizim yanımızda olduğu zaman için geçerli elbette. türkiye için herşey bir anda yoluna girmeye başladı. çünkü biz güçlü türkiye istiyorduk ilk önce sertap erener o saçma şarkısıyla birinci oldu. bunun bu dönemde bir tesadüf olduğunu düşünmeyin çünkü değil. halkınızın mutluluklara ihtiyacı vardı ve biz de bu mutlulukları devletiniz güçlensin size verdik. türkiye milli takımı dünya üçüncüsü oldu bir anda. bu da sizi yeterince mutlu etti. ne zamandır gidemiyosunuz dünya kupasına? bir düşünün derim. herşey türkiye için yolunda giderken sizin hükümetinize savaşacak bir düşman lazımdı . çünkü savaş olmadan zafer olmaz. cem uzanı günah keçisi haline getirdiniz. krizin bütün sorumluluğu bu adamın sırtına bindi. daha önce de dediğim gibi kendi kahramanınızı yediniz sadece. ekonomik düşmanı halletiniz sıra geldi siyasal düşmanınıza. maksat hem halkın karşısına bir suçlu bir düşman çıkarmak hem de bize ve size muhalif olanları temizlemek. düşmansız kalan erdoğan kendini o kadar güçlü sandı ki hayatının hatasını yaptı . bizi kendine düşman ilan etti. bir yahudi ile düşman olmak nasıl bir akılsızlıktır ve türkiyenin tarihine bakıldığında nasıl bir nankörlüktür?
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster