1. 1.
    0
    Bu kısa liste, bize Sumercenin bugünkü Türkçeye bile ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. DÖ 2400 yıllarında Sumer ülkesine girip Akad Krallığına son veren Gut’lar orada bir krallık kurup varlıklarını 150 yıl sürdürmüşledir. Sumer belgelerine göre bunların 12 kralları olmuş. 1937 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sumeroloji profesörü olan Breno Landsberger ve aynı fakültede Türkolog olan von GabainGut/Kut krallarından 12′sinin adının Türkçe olduğunu saptamışlar.

    “GiLGAMEŞ Mi, BiLGAMEŞ Mi?”

    - Sayın Çığ bugünkü konferansınızda da değindiniz, Sümerlerin ünlü destan kahrdıbını Gılgameş’in adı da Türkçe değil mi?

    - Türk destanları ile Sumer destanları arasındaki başlıca bağlantıyı bize veren, Tufan olayını anlatan kahraman Bilgameş/Gilgameş’tir. Tufandan sonra Uruk Beyliği’nin 4. kralıdır ve 120 yıl yaşamıştır. Önce onun adından başlayalım:

    Bilgameş/Gilgameş adının ilk hecesi olan “gil” işaretinin bir de “bil” okunuşu vardır. Sumerologlar rasında bu işaretin “gil” mi “bil” mi okunacağı hep tartışılmaktadır. Sumerlilere göre adın anlamı “çok bilgili, herşeyi bilen”dir. O, dünyadaki bütün bilimleri öğrenerek, onları yazdırarak gelecek kuşaklara aktarıyor. O, sır olanları açan, Tufandan önceki olayları bilen, bilgelik tanrısı tarafından bilgelikle donatılan bir kahramandır. Şimdi adının ilk hcesini “bil ” olarak okuyacak olursak “Bilgameş” oluyor. Eski Türkçede “Bilga”, “bilgan”, bil kökünden “bilen” anlamında. Eski Türklerde Bilgehan=Bilen Kağan, Bilgabeg= bilenbey anldıbına geliyor. “Meş” ise, Ural-Altay dillerinde soyluluk, kutsallık, yiğitliği ifade ediyor. Sumercede de bu kelime saygınlık, yücelik anldıbına geliyor. Alpamış, ilalmış, Tohtamış, Tersuzamış buna örnektir. Adlar arasında bu kadar benzerlik olamaz, bunlar bir ana kökten gelmiş olabilirler, diyoruz.
    ···
   tümünü göster