1. 26.
    0
    Monad ve Diyad'ın birleşiminden ortaya çıkan 3 sayısı, yani "Triad", hikmetten çıkan fikirle oluşan eserdi. Osiris ve isis'in oğlu Horus'du. Sembolü bir üçgendi ve yaşam skalasının tüm yasalarını ve özellikle de Yeniden Doğuş yasasını içinde barındıran anahtardı. Triad, ilahi Kelamdı, evrenin kendisiydi ve topraktaki yaşam cevheriydi. insan da, Ateş, Su ve Toprak'tan meydana gelmemiş miydi? Tanrının tüm tezahürlerinde, ruh, can ve beden üçlemesi bulunmaktaydı. Ruh Ateşten, can Sudan, beden de Topraktan türetilmişti.

    4 sayısı, yani "Tetrad", sonsuzluğun ve ölümsüzlüğün sembolü idi. Kare ile sembolize edilen Tetrad'ın kainatı kaosan düzene geçiren dört temel gücün ifadesi olduğu kabul edilirdi. Daha önce de değindiğimiz bu dört temel güç, yani ateş, su, toprak ve hava'yı, semavi dinler dört baş melek ya da mahşerin dört atlısı olarak isimlendirdiler.

    "Pentad" olarak adlandırılan 5 sayısı, "insanın" ve üzerinde yaşadığı "Dünyanın" simgesiydi ve beş köşeli yıldızla sembolize edilirdi. Naacaller döneminden bu yana kullanılan ve Mısır kanalıyla Pisagor okuluna geçen beş köşeli yıldızın her bir ucu, Ateşi, Suyu, Toprağı; Havayı ve bunların toplamından oluşan Dünya'yı gösteriyordu. Diyad ile Triad'ın toplamı olan Pentad, dünyasal sevginin ve evliliğin de sembolü olarak görülürdü.

    6 sayısı, evrenin altı yönünü, kuzey, güney, doğu ve batı ile yukarı ve aşağıyı simgeliyordu. Altı köşeli yıldızla sembolize edilen bu rakam aynı zamanda ilahi Adaletin de ifadesiydi. Günümüzde Hz. Süleyman yıldızı olarak tanınan yıldızın, Süleyman'ın adaletini remzettiği kabul edilmektedir.

    7 sayısının Pisagorcular için önemi çok büyüktü. Kutsal üçlü Triad ile, düzeni oluşturucu Tetrad'ın bileşiminden meydana geldiği için, tekamül yasasının simgesiydi ve sembolü de, dörtgen üzerine kurulu üçgenlerden oluşan pramitti. Pisagor böylece, Mısır'daki piramitlerin yapılış tarzlarına da bir açıklama getirmiş oluyordu; "ilahi Tekamül" sembolleri... Ayrıca, evrende herşeyin sayılar üzerine kurulu olduğu ispat eden Müzik bilimi de, 7 nota üzerine kurulmuştu. Işığın yedi renginin bileşiminin beyazı, saflığı oluşturması gibi, müziğin yedi notasının da 1/2, 2/3, 3/4 veya 5/8 gibi ölçülerle çalınması müzikteki mükemmel saflığı, ritmi ve armoniyi meydana getiriyordu.
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster