1. 276.
    0
    (bkz: korkusuz korkak)

    hemşire, raporların karıştığı ve ölmeyeceği bilgisini verdikten sonra mülayim ile parkta konuşuyor.

    hemşire- biraz kendinize gelebildiniz mi ?
    mülayim- daha gelemedim. yarı yoldayım..
    hemşire- haklısınız. ölümü düşünürken tekrar hayata döndünüz..
    mülayim- döndüm ama, şimdi iadeli taahhütlü olaraktan, tekrar ahrete postalayacak beni.
    hemşire- kim !?
    mülayim- kiralık katil... herif babasını bile ahirete postalamış. çok hayırlı evlat... ayrıca ptt memuruymuş.
    hemşire- sizi öldürtmek için adam mı kiralandı yani ?
    mülayim- eveet. parası da tıkır tıkır peşin ödendiii..
    hemşire- hangi vicdansız, hangi sadist ruhlu insan yaptı bunu !?
    mülayim- been !
    hemşire- ... ha?... ı.. e.. eıı..s.. eııh, sen mi !?
    mülayim- hıı. been !
    hemşire- şaka ediyorsun.. insan kendini öldürtmek için katil tutar mı ?!
    mülayim- insan olan tutmaz ama.. benim gibi hıyar olursa tutaar..

    kopma sebebi değil de, diyaloğa anlam verememe komikliği var daha ziyade. tamamen kendine has bi komiklik.

    aynı filmde bir de şey var; sineklerin, patronun masasına pislemesi üzerine:
    mülayim- patron, sineklerin kıçına lastik don bağlayamam ya !
    patron- gerekirse bağlıyıcaksın ulan !
    mülayim- a-a !

    nasıl bir tepkime ki bu ? tam yerinde ayrıca. "a-a" denirmiş orada, başka da bişey denmezmiş. yani, komik dediğimiz hangi filmde bu denli absürd diyalog var, bilemiyorum. rahmetli çok büyük bir adammış. filmden son bir alıntıyla bitireyim:

    "... yapıcaksın.. eğer yapmazsan, ağzının tavanına salıncak bağlayıp sallana sallanaa... (sıçarım)".

    alkışlıyorum ya..
    ···
   tümünü göster