1. 1.
    0
    31 mayısta taksimdeydim. eylem için de değil hani, havaşla havalimanına gidecektim. elimde valizle, sırtımda çantayla taksimde metrodan indim, metro çıkışından(akm) çıkar çıkmaz biber gazı ve gaz solüsyonlu-boyalı panzer suyu yedim. apar topar metroya kaçtım, birkaç kişi yardımcı oldu o anda çok sağolsunlar. yine o arkadaşların yardımıyla metroyla şişlide indim, taksiyle şişli etfal'e gitmek zorunda kaldım(tek başıma değil tabi, orada yardımcı olan arkadaşlar sayesinde). uçak da kaçtı bu arada. biber gazının etkisi yarım saat kadar sürdü ama o solüsyonun acısını bugün anca attım.
    orada ne işin vardı diyecek olanlar için, gezi parkındaki olayların polisin orada olayla alakasız sivillere ne hakla müdahale etti derim.
    polis de emir kulu, onlara söylenenleri yapıyor diyenler de var tabi. polis bu kadar sert müdahalede bulunmak zorunda değil, ayrıca kanunsuz emirlere uymak zorunda da değil, oradaki sivile ve gelen geçen herkese müdahale etme hakkına hiç sahip değil.
    göstericiler polise saldırıyor diyenlere : polisin aşırı müdahalesi yüzünden insanlar polise saldırıyor. gezi parkı olaylarının başlangıcını hatırlayın, her ne kadar medya çarpıtarak verdiyse de, eylemin gayet barışçıl başladığını hepimiz biliyoruz(dur umarım). tabii ki polisi tahrik edenler de var, durduk yere olay çıkaranlar var, polis de gitsin onlara müdahale etsin o zaman.
    ek olarak da şunu belirteyim: polisin hepsi böyledir demiyorum, tabi ki "insan" olan polisler de var. okuduğum bir habere göre istifa ederek halka katılan yüzlerce polis de varmış(haberin doğruluğunu kesin olarak bilemiyorum tabi) ama insanlıktan çıkmış olanlarının sayısı da çok fazla, buna bizzat şahit oldum.
    ···
   tümünü göster