1. 3801.
    +5 -1
    (son entry gibtirip uyuyalım. size spoiler olacak ama birşey belirteyim: buraları çok iştahla anlatamıyorum. her ne kadar sokakta kaldığım dönemden rahatsa da benim için sıkıcı dürüst olmak gerekirse. en sevdiğim kısım cemil sayesinde gerçekleşecek olan kısımlar. okuyanlar varsa her zaman ki gibi yarına ölmeyin)

    jülide kurulanıp üstünü giyiyor. ardından evlere dağılıyoruz. akşama doğru yine işbaşı yapıyoruz. suzan'ın yüzü üzüntüden heder olmakta. bizimle konuşmuyor bile. müşteri ve barmenlerle konuşması zoraki şekilde. yine de benim bilmem kaç katım bahşiş kazanıyor.

    en azından mehmet'in suzan'a bakışları yok diyerek avutuyorum kendimi. jülide ile her fırsatta konuşmaya başlıyoruz. daha yakınız artık. cemil ise zaten gannicus misali dünya gibime minare zütüme havalarında. yine de asi ergen misali isyan etmekten geri kalmıyor.
    bu akşam fazla birşey olmuyor dikkate değer. sadece yanındaki kıza baktı diye adamın biri diğerinin kafasına şişeyi geçiriyor. polisti tutanaktı derken bir süre sonra herkes önünde ki içkisine ve iğrenç müziğe dönüyor.

    işten çıktıktan sonra dışarıda suzan'ın yanına gidip nasıl olduğunu soruyorum. basit şekilde konuşurken mehmet geliyor. suzanla birbirlerini öpüp selamlaşıyorlar. yine yüzüm idam kararı onaylanmış mahkumdan hallice. mehmetin sözleri ise idamımdan önce dar ağacını zütüme sokmaktan farksız. beni gösterip "ne işi var bu akbabanın yanında" diyor suzana. buz kesiyorum bir anda. içimden bir öfke nöbeti geçirsem de dayak yiyeceğimin farkındayım yapılı binin teki mehmet. tanrının kıyak geçtiği oyuncaklarından. suzan konuşuyorduk dedikten sonra gidiyorlar mehmetle. iyi geceler diyor giderken suzan. ardından yanıma jülide geliyor. hadi gidelim diyor. tamam diyorum önümde giden ve rezil oluşumun damgası olan iki kişiye bakarak.
    ···
   tümünü göster